5 Nisan 2010 Pazartesi

Uyutuyoruz...


Bugün yaşıyordum, varlığım geçmişte yokluğum ise gelecekte gizliydi. Kendime verdiğim sözlerden alacaklı sayıyordum ki peşinatsız verme diyen büyüklerimin sözlerine
kulak asmadığım zamanlardan sonra suratımın asıldığını şimdi anlıyordum. Biriktirdiğim varlığımın, hayal ürünü olduğunu söyleyenlerin arasında sıkışmış duran ruhum
isyan edip kurtar beni diye bağırdığında kendi sesimi tanımaz durumda olduğumun farkına vardım. Acabalar her seferinde kapımı çalıyordu fakat bu sefer yatıya kalacaklarını
haber vermeden gelmişlerdi ve yer yoktu odacıklarımın içinde. Gelene git denilemez, tanrı misafiri geri çevrilmez nasihatleri ile büyümüş biriydim ama misafirin tanrıyla
yakınlığından şüphe ettiğim anlarda soru sormanın, sorgulamanın yasaklandığını yüzüme örten annem uyumamı söylüyordu. Uyu yoksa büyüyemezsin.
Çok mu uyudum bilmiyorum ama hala küçük hissediyorum kendimi kıyafetlerimin değiştiği aşikar ki ütü gerektiriyor ellerim ile gözümün altındaki yama şeklindeki tenim desenleri. Nefes alırken harcadığı zamanı bile sorgular durumda yaşayanları görünce kendimden şüphe duymaya vakit ayırmaya başladım. Adım adım gidiyorum bakalım nereye
varacam diye fakat bilmediğim bir şeyler zaten orada olduğumu söylüyor bana. “O zaman oradan ayrılmanın vakti gelmiş.” cümlesini elime alıp yanıma da bana hayat verecek
birkaç yudum değerli söz alıp çıkıyorum yola. Yürüdükçe mi yoksa uyudukça mı büyüyorum hala duruyor bu soru kafamın içinde.
Şimdi kurak bir iklimin ortasında insan tepelerinin arasından geçerken ilerde elinde dev bir ayna ile gözümü kamaştıran, ışığı ile herkesi kendisine hayran bırakıp kör eden
varlıktan kaçıyorum. Kaçarken yüzüme vuran rüzgarda buluyorum açlık kokusunu siyah incilerin. Ardımdan gelen ve yanındayız diyen sahtekarların hangi soruma bu cevabı verdiklerini düşünürken bir el sayfayı çeviriyor da sanki bambaşka bir alemde buluyorum kendimi..
Gezinirken düş aleminde kendimi buluyorum yine. Ben merkezli düşüncelerin ortasında oyun oynuyoruz tek kişilik. Sesinizi başka bir yerde duyduğunuzda sevmemeniz gibi
kendinizi de karşınızda gördüğünüzde sevmiyorsunuz emin olabilirsiniz.
Bir dakika ben ne yapıyorum böyle?
-Tamamen uyutacaksınız di mi doktor?
-Evet tamamen uyutuyoruz zaten!!!


(Erdem Levent 09.07.2009)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder